Çağdaş Türk figür resminin genç kuşak temsilcilerinden Setenay Alpsoy’un ikinci kişisel sergisi “Denizin Ayırdığı Şehir”, 9 - 30 Mart 2010 tarihleri arasında Evin Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşuyor.
Geçen yıl Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamlayan Setenay Alpsoy’un sergisinde, ressamın içinde yaşadığı, bir parçası haline geldiği İstanbul, çarpık mimarisinin yarattığı tuhaf geometrisi ve kalabalıklarla örülü yüzündeki yalnızlığıyla karşımıza çıkıyor. Kent dokusunun barındırdığı karşıtlıklar ve çarpıklığın bir geometrisinin olması ressamın algısının bu doğrultuda yönelmesine sebep oluyor.
Setenay Alpsoy, ilk sergisinde İstanbul’un yalnız ve suskun görünümlerini ele almıştı. Bu serginin tuvallerinde öncekilerin kasvet ve ıssızlığı, ‘hayat’ emaresi gün ışığı ve mekanlarla özdeş figürlerle farklı bir noktaya taşınıyor. Ressam, kentin yeni gerçekliğini kendi penceresinden, kendi sokağından yansıtıyor. Penceresinden seyrettiği binaların içine girip hayata, orada yaşayan insanlara bakmaya başlıyor. Önceleri samimiyetle otoportreleri ile kurguladığı bu kompozisyonlarda artık çevresinden, günlük hayattan, sokaklardan insanların yer bulması, kurduğu empatinin bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor.
Ressam, figürü binalarla aynı önemde ve oranda resmederek, bu ilişkide her iki öğeye dengeli yaklaşıyor. İnsan-bina ikilisi arasındaki oluşum, şikayet edilse de terk edilemeyen bir kent olgusunu beraberinde getiriyor. İnsanın özel alanları olarak tanımlanan evlerini kalabalıklar içinde belirlemesi ressamın farkında olmadan duyumsattığı kalabalıklar ortasında ‘yalnızlık’ kavramına işaret ediyor. Resimlerde, kentten bir süreliğine ayrıştırdığı, odasında ya da balkonunda ‘tek başına’, dimdik ve güçlü duran insan seyrediliyor. Oldukça sıradan duruşlar sergileyen figürlerdeki yalnızlık hali; içinde melankoliyi barındırmayan, rahat ve sakin bir ifade biçimiyle anlam kazanıyor.
Tüm bu karmaşayı resmedilmeye değer bulan ressam, kent dokusu üzerinde kullandığı ışıklı etkiyi sade ve abartısız fırça vuruşlarıyla ve ince bir boyayla sadeleştiriyor. Açık-koyu etkisinin oluşturduğu etkiyle biçimlenen mekanlar, soyutlamalarla daha geometrik olana doğru ilerliyor. Bu serbestlik, resimlerde bir çeşit zamansızlık duygusu yaratıyor. Işığın oluşturduğu biçim, gölgenin içinde ışığın daha vurgulu olmasına, özellikle portrelerde siluet etkisinin açığa çıkmasına neden oluyor. Ressamın çok daha yalın ve anlaşılır ifade biçimlerini tercih ettiği görülüyor.
Galeri Pazar hariç hergün 11.00 – 19.00 arası açıktır.
Gösterim Tarihleri :
- 09.03.2010
- 10.03.2010
- 11.03.2010
- 12.03.2010
- 13.03.2010
- 15.03.2010
- 16.03.2010
- 17.03.2010
- 18.03.2010
- 19.03.2010
- 20.03.2010
- 22.03.2010
- 23.03.2010
- 24.03.2010
- 25.03.2010
- 26.03.2010
- 27.03.2010
- 29.03.2010
- 30.03.2010